Yazılı Basın ve Biz
Ne yazık ki, 70'lerde 'bir kısım medya' diye bir kavram yoktu. Çünkü görsel medya zaten tek kısım sayılırdı (sinema reklamlarını saymazsak). TRT'yi ele geçiren birçok şeyi de ele geçirmiş sayılırdı. Gazeteler de, eh, az buçuk aynı telden çalıyorlardı.
Ama alternatif bir medya vardı ki, işte o müthişti. Evet,evet... Gırgır'dan sözediyorum. Zeki ve küstahtı. Ayrıca sosyalist taşra aydınının değerlerini, kentleşen kesimin kadınlara deformatif bakışını yansıtıyordu. Krokodil ve MAD'den sonra dünyada en çok satan üçüncü mizah dergisi olması rastlantı değil. Gırgır'a rakipler gelmedi mi? Geldi. Örneğin Çarşaf. Hürriyet gazetesi bünyesindeydi, ve karikatüristleri de gayet iyiydi. Mine G.'nin TRT sonrası yazıları yayınlanırdı. Fırt ve kendine özgü Salata'yı da bu gruba katabiliriz. Gırgır döneminde bazı yeni mizah dergisi denemeleri yapıldıysa da fazla tutunamadı. Hala merak ederim 'Canavar Koyun Orhan'ın dehşetengiz macerasını...
Aynı dönemlerde Hürriyet bir başka dergiyi çıkarırdı, ki artık bir benzeri yok: TV'de Yedigün. Haftalık TV dergisiydi, Hikmet Feridun Es'in yazıları keyifli olurdu. Magazin gazetesi olarak Hafta Sonu en çok tutulandı. Henüz Hayat ve Ses yayına devam ediyordu, ama iniş eğilimindeydiler. Milliyet ise (o zamanlar Doğan Holding diye bir şey yoktu) bir deneme yaptı: Haftanın her günü bir dergi eki verdi. Sanat (ki bu meşhur Milliyet Sanat Dergisi halini aldı), çocuk (Milliyet Çocuk oldu daha sonra), aktüalite, kadın, gençlik (Hey oldu), vb. dergilerinin herbiri bağımsızlığına kavuştu. Hey uzun zaman rakipsiz olmaya devam etti.
Ama çocuk dergisi deyince tek bir isim öne çıkar: Doğan Kardeş. Öyle fanatik bir okuyucuydum ki, ilkokulda sınıf geçme armağanı olarak babamdan değişmez isteğim "eski bir Doğan Kardeş cildi"ydi. Böylece 1968-75 arası yeni ve eski bütün Doğan Kardeş'leri hatmettiğimi söyleyebilirim. Bu derinlikli konuda ilgili arkadaşlarla yazışabiliriz.
|